Gaziantep’te vaka artışı, ülke ortalamasından fazla!

Gaziantep’te vaka artışı, ülke ortalamasından fazla!

Gaziantep-Kilis Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, kentteki normalleşme sürecini değerlendirdi

Türkiye’nin her ilinde olduğu gibi Gaziantep’te de 1 Haziran itibariyle “normalleşme” sürecine geçildi. Bu kapsamda seyahat kısıtlaması gibi pek çok kısıtlama kaldırılırken, kafeler, lokantalar ve oteller açıldı. Ancak Türkiye genelinde ve kentte yeni vakalar tespit edildiği gibi, hayatını kaybedenler de mevcut.

Gaziantep-Kilis Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, kentteki normalleşme sürecini değerlendirdi. Normalleş sürecine her ilin vaka artış hızına göre gidilmesi gerektiğini vurgulayan Tarla, “Gaziantep ili İstanbul’dan sonra vaka artışında ikinci il konumunda olarak görülüyorsa normalleşme sürecine hemen geçilmemesi gerekmektedir” dedi.

 

‘Normalleşme sürecinin kademeleri farklı olmalıydı’

Tarla, “Gaziantep’te vaka artışının Türkiye ortalamasından fazla olduğunu düşünürsek normalleşme olarak değerlendirdiğimiz sürecin kademelerinin farklı olması gerekirdi. Özellikle toplu taşıma kurallarının devam etmesi, restoran ve cafe gibi alanların açılmasının ertelenmesi olabilirdi. Gaziantep ili özelinde kurallar dışında sağlık bilincini gelişimini sağlamak önemli. Sosyolojik ve ekonomik olarak farklılıklar olabilmektedir ve bunlara göre şehrin kademeli geçişi sağlanabilirdi “şeklinde konuştu.

 

‘65 yaş üstü grubunun sosyal hakları konuşulmuyor’

Salgının önlenmesi için alınan tedbirlerden birinin 65 yaş üstü grubun kısıtlanması olduğunu, ancak  yasağın söz konusu yaş grubunun sosyal haklarına zarar verdiğine dikkat çeken Tarla, “Riskli gruplara salgının başında yasaklar getirilmesini iyi bir karar olarak görmekteyim. Ancak süreç uzadıkça özellikle 65 yaş üstü kişilerin sağlığa erişimlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını gözlemlemekteyiz. Hastanelere kronik hastalık durumlarında başvurmakta geç kalındığı, evde uzun süre kalma halinin psikolojik sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu salgın ile birlikte geriatri ve sosyolojik anlamda yaşlılık çalışmalarının yetersiz olduğunu da görmüş olduk. 65 yaş üstü grubunun sosyal haklarının çokta konuşulmadığı ve konuşmadığımızı görmekteyiz” dedi.

 

‘Sonbahar aylarında dikkatli olunmalıyız’

Olası ikinci dalga tartışmalarına değinen Tarla,” Çin’de ilk vaka çıktığında ve salgın arttığında mevcut olan bilgilerimiz çok azdı şimdi baktığımızda ise bilimsel çalışmalar ışığında daha fazla şey bildiğimizi görmekteyiz. Yeni Koronavirüs hastalığında bu bilgiler bazı sorularımızın cevapları için yeterli olamamaktadır. İkinci dalgada bunlardan biri. Bilimsel çalışmalar yapılmakta ve bunlar bize ciddi anlamda yol gösterici olmaktadır. Ancak şu anda ikinci dalga olabileceği konuşulmakla birlikte ilk tespit edilen ülkelerde ikinci dalga görülmemiştir. Genel bilgilerimiz ışığında viral enfeksiyonların hastalık yapmalarının artış olduğu mevsimler sonbahar ve kış aylarıdır. Bu yüzden sonbahar aylarında dikkatli olunması gerekecektir. Aşı geliştirilinceye kadar ikinci dalga riski her zaman için devam etmektedir. Bir diğer faktörde virüsün bulaştırıcı özelliğinin mutasyona uğrayarak azalması olabilir” ifadelerini kullandı.

 

‘Üzücü ve utanç verici bir durum’

Onlarca üyesi bulunan Tabipler Odasının sürece dahil edilmemesini eleştiren Tarla, Tabip Odası olarak İl Pandemi Kurulu’nda yer almak istediklerini belirtmelerine rağmen yer verilmediğini, İl Hıfzısıhha Kurulu’nda yer almalarına rağmen toplantılardan haberlerinin olmadığını ve  şehrin hekimlerinin örgütü olarak söz sahibi olmadıklarını belirterek,  tüm bu yaşananları “üzücü ve utanç verici bir durum” olarak nitelendirdi.

 

‘TTB’nin meslek hastalığı olması yönünden mücadelesi devam etmektedir’

Tarla, son olarak, “Sağlık çalışanları bu süreçte büyük bir özveri ile çalışmışlardır ve çalışmaya da devam ediyorlar. Yeni Koronavirüsün meslek hastalığı olarak değerlendirilmemesi biz sağlık çalışanlarını mağdur etmektedir.  Türk Tabipler Birliği’nin meslek hastalığı olması yönünden mücadelesi devam etmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarının hak kaybını görmesini ve gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını istiyoruz” dedi.